Uzakdoğu savaş sanatları, içinde olmayanlarca hep şu sorularla sorgulanır: Felsefe mi, Sanat mı, ölüm mü? Aslında hepsi ama önce felsefe. Bilindiği gibi felsefe her şeyin üstündedir ve matematiğin bile bir felsefesi vardır. İşte yaşamın felsefesini en iyi algılayan sanatlardan biri de Aikido ’dur. “Başkasını Yenmek Başarıdır, Kendini Yenmek Bilgeliktir”. Önemli olan ve zor olan kendini tanımak, kendinle savaşmak ve sonuçta kendini aşabilmektir.
Aikido kelime anlamıyla “evrensel enerjiye uyum yolu” demektir. “Ai” uyum, evrensel enerji “Ki” ise bize ve tüm evrene hayat veren enerji (yaşam enerjisi) olarak tanımlanabilir. “Do” yol demektir. Savaş sanatlarında genel anlamda yapılan çalışmalarla aydınlanmak amaç olduğundan, aydınlanma yolu olarak da tanımlayabiliriz. Aikido ‘da amaç; kendinle, karşındakiyle, doğayla ve çevremizdeki her şeyle uyuma girebilmek ve uyumsuzluğun getirdiği tüm olumsuzluklardan uzaklaşabilmektir. Aynı zamanda çok etkili ve güç gerektirmeyen bir savunma sanatıdır.
Aikido, kişisel farkındalık, yaratıcılık ve doğa ile uyum içinde olmakla elde edilen bir gücün yoludur. Birtakım fiziksel egzersizler (savaş teknikleri) aracılığıyla, içimizdeki ve evrendeki, yani her yerdeki yaşam enerjisi ile uyumlanma (kendini tanıma - aydınlanma) yoludur. Aslında bir felsefedir. Aikido ‘yu sadece teknik düzeyde çalışanlar, salt savaş sanatı yüzüyle karşılaşmakta ve öğretinin derinliğini anlayamamaktadırlar.
Aikido teknikleri bize uyumu öğreten ve ruhsal yönden eğiten fiziksel egzersizlerdir. Teknikler ilerledikçe kendimizi savunmak için tekniği değil, uyumu kullanmaya başlarız. Rakibin gücüne uyumlanıp birlikte akarak yenilmez oluruz. Gücümüzle ona karşı koyup direnebildiğimiz için değil, karşısında yenecek bir güç bulamadığı için yenilmez oluruz. Rakibimiz bizi yenmeye çalıştıkça kendini yener. Bu yolda yürüyerek egomuzu kontrol altına almayı ve egonun örttüğü gücü yani sevgiyi açığa çıkarmayı öğreniriz. İşte bu nedenle Aikido çalışmaları daima karşılıklı olarak yapılır fakat müsabakası yoktur, başkası ile yarışmamak ve kendini yenmek yolunda ilerleyebilmek amacıyla kurucusu Morihei UESHIBA tarafından yasaklanmıştır.
Derslerde çok sayıda tekrar edilerek çalışılan teknikler aslında bizi, kendinin kontrolü altına almaya çalışan güce, yani daha geniş bir anlamla, yaşama uyumlamayı sağlar. Bu uyum önce tekniklerimizde ve çalışma arkadaşlarımızla aramızda oluşur, sonra yaşamla ve doğayla uyuma dönüşür. İşte bu aşama gerçek sevginin hissedildiği aşamadır.
Aikido ‘yu, O’Sensei Ueshiba şöyle tanımlıyor: “Aikido ne bir dövüş tekniği ne de bir düşmanı yenme yöntemidir. O, dünyaya uyumu getirmek ve insanın varlığını tek bir bütüne dönüştürmek için vardır.”
Aikido çalışmaları aynı zamanda Ki enerjinin de açığa çıkmasını sağlar. Bir annenin çocuğunu kurtarmak amacıyla arabanın tekerleğini can havliyle kaldırması gibi olayları zaman zaman duymuşuzdur. İşte Ki enerji denilen budur, yani aslında bizde varolan ancak bilinçli olarak kullanmayı bilmediğimiz içsel gücümüz. Aikido bu gücü hissetmek ve kontrol altına almak yolunu da açıyor bize, yani sağlıklı ve hatta uzun bir yaşam yolu.
Burada anlatılanlar ve anlatılabilecek daha birçok şey buzdağının görülebilen kısmı, görülemeyeni ise ancak çalışarak keşfetmek mümkün.
Aikido kelime anlamıyla “evrensel enerjiye uyum yolu” demektir. “Ai” uyum, evrensel enerji “Ki” ise bize ve tüm evrene hayat veren enerji (yaşam enerjisi) olarak tanımlanabilir. “Do” yol demektir. Savaş sanatlarında genel anlamda yapılan çalışmalarla aydınlanmak amaç olduğundan, aydınlanma yolu olarak da tanımlayabiliriz. Aikido ‘da amaç; kendinle, karşındakiyle, doğayla ve çevremizdeki her şeyle uyuma girebilmek ve uyumsuzluğun getirdiği tüm olumsuzluklardan uzaklaşabilmektir. Aynı zamanda çok etkili ve güç gerektirmeyen bir savunma sanatıdır.
Aikido, kişisel farkındalık, yaratıcılık ve doğa ile uyum içinde olmakla elde edilen bir gücün yoludur. Birtakım fiziksel egzersizler (savaş teknikleri) aracılığıyla, içimizdeki ve evrendeki, yani her yerdeki yaşam enerjisi ile uyumlanma (kendini tanıma - aydınlanma) yoludur. Aslında bir felsefedir. Aikido ‘yu sadece teknik düzeyde çalışanlar, salt savaş sanatı yüzüyle karşılaşmakta ve öğretinin derinliğini anlayamamaktadırlar.
Aikido teknikleri bize uyumu öğreten ve ruhsal yönden eğiten fiziksel egzersizlerdir. Teknikler ilerledikçe kendimizi savunmak için tekniği değil, uyumu kullanmaya başlarız. Rakibin gücüne uyumlanıp birlikte akarak yenilmez oluruz. Gücümüzle ona karşı koyup direnebildiğimiz için değil, karşısında yenecek bir güç bulamadığı için yenilmez oluruz. Rakibimiz bizi yenmeye çalıştıkça kendini yener. Bu yolda yürüyerek egomuzu kontrol altına almayı ve egonun örttüğü gücü yani sevgiyi açığa çıkarmayı öğreniriz. İşte bu nedenle Aikido çalışmaları daima karşılıklı olarak yapılır fakat müsabakası yoktur, başkası ile yarışmamak ve kendini yenmek yolunda ilerleyebilmek amacıyla kurucusu Morihei UESHIBA tarafından yasaklanmıştır.
Aikido ‘yu, O’Sensei Ueshiba şöyle tanımlıyor: “Aikido ne bir dövüş tekniği ne de bir düşmanı yenme yöntemidir. O, dünyaya uyumu getirmek ve insanın varlığını tek bir bütüne dönüştürmek için vardır.”
Aikido çalışmaları aynı zamanda Ki enerjinin de açığa çıkmasını sağlar. Bir annenin çocuğunu kurtarmak amacıyla arabanın tekerleğini can havliyle kaldırması gibi olayları zaman zaman duymuşuzdur. İşte Ki enerji denilen budur, yani aslında bizde varolan ancak bilinçli olarak kullanmayı bilmediğimiz içsel gücümüz. Aikido bu gücü hissetmek ve kontrol altına almak yolunu da açıyor bize, yani sağlıklı ve hatta uzun bir yaşam yolu.
Burada anlatılanlar ve anlatılabilecek daha birçok şey buzdağının görülebilen kısmı, görülemeyeni ise ancak çalışarak keşfetmek mümkün.
A.Bora AÇIKALIN




