Aşağıdaki röportaj, 1957 Tokyo, Kowado da "Aikido by Kisshomaru Ueshiba"  yazısının 198-219 'uncu sayfalarında çıkmıştır. Röportajı yapan gazeteciler bilinmemektedir. Japonca'dan ingilizceye Stanley Pranin ve Katsuaki Terasawa tarafından çevrilmiştir.


A : Üniversitede okurken filozofi profesörüm ünlü bir filozofun resmini göstermişti, ve şimdi onun size benzerliğine şaşıyorum. Sensei.

O Sensei : Anlıyorum. Belki de aslında filozofiye yönelmeliydim. Ruhsal yanım, fiziksel yanımdan daha ağır basıyor.

B : Aikido'nun Karate ve Judo dan oldukça farklı olduğu söyleniyor.

O Sensei : Bana göre gerçek savaş sanatı olduğu söylenebilir. Bunun sebebi, evrensel gerçeğe dayanan bir savaş sanatı olmasıdır. Evren, pek çok farklı parçadan oluşmuştur ve aile gibi bir bütündür; ve barışın en son halini sembolize eder. Böyle bir evrensel bakışa sahip olarak aikido, bir sevginin savaş sanatıdır. Şiddetin savaş sanatı olamaz. Bu sebeple, aikidonun, evrenin bir görüntüsü olduğu söylenebilir. Bir başka değişle, aikido sonsuzdur. Dolayısıyla aikidoda yeryüzü çalışma sahasını oluşturur. Bir aikidocunun kafası barış dolu ve şiddetten uzak olmalıdır. Yani şiddeti bir uyum haline dönüştürebilmelidir. Ve bu benim düşünceme göre japon savaş sanatlarının gerçek ruhudur. Bu dünya bize, cennete çevirebilmemiz için verilmiştir. Savaşın yeri yoktur.

A : O halde geleneksel savaş sanatlarından epey farklı.


O Sensei : Evet doğru  ! Geriye doğru baktığımızda, savaş sanatlarının nasıl suistimal edildiğini görüyoruz. Sengoku döneminde ( 1482-1558 ? sengoku " savaşan ülkeler" demektir ) yerel hükümdarlar savaş sanatlarını kendi özel çıkarları ve açgözlülüklerinin tatmini için kullanmışlardır. Bu yakışık almayan bir durumdu. Ben dahi, Savaş sırasında bu sanatların düşman askerlerini öldürmek amacıyla kullanılması gerektiğini düşünmüştüm, sonrasında ise bu durum beni oldukça rahatsız etti. Yedi sene önce yeryüzünde bu fikir üzerinde, aikidonun gerçek ruhunu keşfedebilmem için beni motive etti. Her ne kadar  gök ve yer belli bir mükemmelliğe kararlılığa ulaşmış olsa da, insanlık ( özellikle japon halkı ) bir karışıklık içinde gözükmektedir. Öncelikle bu durumu değiştirmeliyiz. Bu amacın gerçekleşmesinin yolu evrensel insanlığın gelişiminden geçer. Bunu farkettiğimde, aikidonun gerçek halinin sevgi ve harmoni olduğunu anladım. Bu durumda, aikidoda  "Bu" (savaş) sevginin ifadesidir. Aikidonun ruhu sadece sevgi ve uyum olabilir. Aikido evrenin prensipleri ile uyumlu olarak doğmuştur. O halde, mutlak zaferin "budo"sudur (savaş sanatıdır).
Sonraki Sayfa >
1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9

You can leave a response, or trackback from your own site.

Aikido Türkiye