B: Bu Takasago Beya Sumo Güreş Birliğinden Mihamahiro ile aynı kişi mi?

O Sensei: Evet. Kishu eyaletindendi. Ben Wakayama?da kalırken, Mihamahiro da Sumo yapıyordu. İnanılmaz bir gücü vardı ve yüzlerce kiloluk ağırlığında kütükleri kaldırabiliyordu. Mihamahiro'un kasabada olduğunu öğrenince kendisini davet ettim. Konuşurken, Mihamahiro, " sizin de büyük güce sahip olduğunuzu duydum. Neden güçlerimizi denemiyoruz?" dedi."Tamam. seni yalnızca işaret parmağım ile hareketsiz hale getirebilirim" diye cevap verdim. Sonra oturduğum yerde beni itmesine izin verdim. Büyük ağırlıklar kaldırabilen bu arkadaş ofladı pufladı ama beni kımıldatamadı. Sonra, gücünü yönlendirdim ve havada uçuverdi. Düştüğü anda işaret parmağım ile sabitledim ve tamamen hareketsiz kaldı. Bir yetişkinin bebeği tutması gibiydi. Sonra yeniden denemesini önerdim ve alnımdan itmesine izin verdim. Gene kımıldatamadı. Sonra bacaklarımı uzattım ve havaya kaldırarak kendimi dengeledim. Yeniden itmesini istedim. Gene kımıldatamadı. Çok şaşırmıştı ve aikidoya başladı.

A: Birini tek parmağınız ile sabitlerken, hayati bir noktaya mı basıyorsunuz?

O Sensei: Etrafında bir daire çiziyorum. Onun gücü bu dairenin içinde kalıyor. İnsan ne kadar güçlü olursa olsun gücünü o dairenin dışına çıkaramaz. Gücünü kaybeder.Böylece, siz o dairenin dışındayken rakibinizi işaret veya serçe parmağınız ile sabitleyebilirsiniz. Bu rakibiniz gücünü kaybettiği içindir.

B: Bir kez daha bu bir fizik olayı. Judoda da rakibi fırlattığınızda veya sabitlediğinizde kendinizi aynı pozisyona alırsınız. Judoda değişik yönlerde hareket eder ve rakibinizi böyle bir pozisyona almak istersiniz.

A: Eşiniz de Wakayama Eyaletinden mi?

O Sensei: Evet. Wakayama?daki kızlık adı Takeda idi.

A: Takeda ailesi savaş sanatları ile yakın ilişkideydi.

O Sensei: Öyle diyebilirsiniz. Ailem, Birçok kuşaktır imparatora sadıktır. Ve bu desteğimizde samimiydik. Gerçekten de, ataların servetlerini dağıtıp İmparator ailesine hizmete gitmişlerdir.

B: Siz de Sensei. Gençliğinizden beri, sürekli olarak hareket halinde olmanız eşiniz için zor olmalı.

O Sensei: Çok meşgul olduğumdan, evde geçireceğim boş zamanım çok fazla olmadı.

Kisshomaru Ueshiba: Babamın ailesinin durumu iyi olduğundan, Budo shugyo'yu ( kendini savaş sanatlarına adamak ? münzevilik ) takip edebilmiştir. Ayrıca babamın bir başka özelliği para kavramının olmamasıdır. Bir keresinde şöyle bir olay olmuştu. 1926'da Tokyo'da otururken ( önce tek başına gelmiş sonra 1927^de ailesini Tanabe'den getirtmişti ) Sarumachi de kalıyorduk. Burayı General Gambei Yamamoto'nun oğlu Mr. Kiyoshi Yamamoto'nun yardımı ile kiralamıştık. O dönemde, Tanabe yakınlarında babamın ekili ve ekilmemiş alanlar ve dağlık araziler dahil oldukça önemli bir mal varlığı vardı. Halbuki nakit parası çok azdı. Para ödünç almak zorunda kalıyordu. Buna rağmen, arazisini satmadı. Sadece bu da değil; öğrencileri aylık hediyeler getirdiğinde "böyle şeyler istemiyorum" derdi. Onları tanrıya adamalarını önerirdi. Asla direk olarak para kabul etmedi. Budo ya para yüklemeyi hiçbir zaman düşünmedi. Eğitim salonu o zamanlar bir bilordo salonuydu. Amiral Isamu Takeshita dahil olmak üzere bir çok asil çalışmaya gelirdi. Kullandığımız isim Aikijujitsu veya Ueshiba-Ryu Aikijitsu idi.


 < Önceki Sayfa                                                                                                           Sonraki Sayfa >
1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 

You can leave a response, or trackback from your own site.

Aikido Türkiye